6 Haziran 2017 Salı

İnsanlık halleri


Hayat galibiyetini kutlarken karşısında bazen ağır ağır mağlubiyeti kabullenir insan,
O zafer bayraklarını asarken, sen hüznü giyersin üstüne!
Kimseye fark ettirmeden sessiz sedasız kapanırsın içine, sımsıkı sarınırsın kabuk bağlamış yaralarına.
Yavaş yavaş azalır etrafındaki suretler, sesler…
Önce arkadaşlar kalkar hayat masasından sonra dostlar kalkmaya başlar hayatından farklı farklı bahanelerle sırayla teker teker…
Kocaman bir EYVALAH! Kalır geriye dilinde.
Sonra…
Hayat filminde başrolde tek başına kalırsın, film bir an bile duraksamadan devam eder, ömür diyorlar buna da.
Seyirciler sabırsız, heyecanla bekler düşüş sahnesinin gelmesini, çok severler “Ben Demiştim” demesini.
İşte böyle anlarda önce omuzlar düşer hafiften sonra kafalar düşer öne, göz göze gelmemek için köşe bucak kaçarsın insanlardan.
Sanki ölecekmişiz gibi gelir, nefessizmişiz gibi sanki bir tek bizim başımıza gelmiş gibi davranırız. Yakarız yıkarız etrafımızda kalan son birkaç kişiyi de, kendimize kurduğumuz mahkeme zaten hazır. Karar müebbet mutsuzluk!

Yorum Gönder