15 Kasım 2014 Cumartesi

saklı kentim, saklı cennetim...

 
Hangi güneşin batışı ya da doğuşu uzaklaştıracakmış beni senden; beni tanımıyorlar
Şimdi seninle ansızın bir karşılaşma nefes nefese koyar beni haberin yok,
Günün hangi saati ya da haftanın hangi günü önemi yok,
Güçsüzlüğümden değil bu halim, sakın ola yanılma.
Sadece “Fırat misali” bütün sessizliğinle örttün içimdeki şehirleri, hikâyeleri, yaraları
Sadece sen kaldın batık şehrimden saklı kalan, sessiz diyarım, saklı cennetim.
Şimdi koca bir sessizlik hâkim kalbimin odalarında, ha geldi ha gelecek diye gözlerim yollarda.
Vuslata hasretliğim bundandır; ne sana olan sırılsıklam aşkımdan ne de güçsüzlüğümden
Sadece huzura erişimin bilmem kaçıncı gününde gelen vedadandır.
Huzura olan aşkımdan, tutkumdan…
Vesselam
 
 
Yorum Gönder