6 Haziran 2017 Salı

İnsanlık halleri


Hayat galibiyetini kutlarken karşısında bazen ağır ağır mağlubiyeti kabullenir insan,
O zafer bayraklarını asarken, sen hüznü giyersin üstüne!
Kimseye fark ettirmeden sessiz sedasız kapanırsın içine, sımsıkı sarınırsın kabuk bağlamış yaralarına.
Yavaş yavaş azalır etrafındaki suretler, sesler…
Önce arkadaşlar kalkar hayat masasından sonra dostlar kalkmaya başlar hayatından farklı farklı bahanelerle sırayla teker teker…
Kocaman bir EYVALAH! Kalır geriye dilinde.
Sonra…
Hayat filminde başrolde tek başına kalırsın, film bir an bile duraksamadan devam eder, ömür diyorlar buna da.
Seyirciler sabırsız, heyecanla bekler düşüş sahnesinin gelmesini, çok severler “Ben Demiştim” demesini.
İşte böyle anlarda önce omuzlar düşer hafiften sonra kafalar düşer öne, göz göze gelmemek için köşe bucak kaçarsın insanlardan.
Sanki ölecekmişiz gibi gelir, nefessizmişiz gibi sanki bir tek bizim başımıza gelmiş gibi davranırız. Yakarız yıkarız etrafımızda kalan son birkaç kişiyi de, kendimize kurduğumuz mahkeme zaten hazır. Karar müebbet mutsuzluk!

25 Mayıs 2017 Perşembe

Sessiz Çığlık...

Zamanın hızına yetişmeye çalışırken  nefes nefese kaldı ruhum, bedenim.
Nasıl bir çarksa  bu dönen önce en kıymetli parçalarımı savurdu içinden,içimden.
Teker teker kaybolurken boşlukta anılarım,geçmişim
Hala zamanı yakalama derdindeydi bu fani bedenim!
Sonra durdum bir an kocaman bir çığlık koptu içimden, 
Kimine göre yaprak dökümüdür yaşananlar 
Kimine göre de olgunlasma
Bana göre...     
Orası meçhul!! 
Bildiğim tek sey güneş her sabah dünyadaki tüm kötülüklere rağmen doğuyorsa, 
Her gün binlerce ölüme karşı binlerce yeni hayat başlıyorsa...
Neden olmasin! 
Belki yeniden kalkıp doğrulma vaktidir kim bilir!

29 Ocak 2017 Pazar

Ufukta kara bulutlar

Vakit geceden gündüze dönmek üzere,
Gökyüzünde parlayan üç beş yıldız, ay dolunay gece zifiri
Aklım firari! Geçmişin tozlu sayfalarında.
Şuan burda bedenim ama ruhum firarlarda!
Sen bilir misin kalabalıklarda yalnız kalmak nasıl bir duygu?
Her melodi her sözde geçmişe dalmak,
Ahhlar vahlarr!
Lavlar akıyor kalbimden içime, kor gibi düşüyor cümleler dilimden yeryüzüne
Ama nafile yanan bendim bu hikayede
Şimdi bitti.
Gece sabaha dönmek üzere,
 Kulağıma vuran ezan sesleri tüylerim diken diken
Burnumda toprak kokusu, çiy taneleri ışıl ışıl...
Hasret çok ufukta vuslat yok!
E.B

7 Temmuz 2016 Perşembe

İlham kalbe gelir

İlham kalbe gelir demiş bir alim, ne güzel söz demiş.
Kalp ki nefse direnir, kalp ki ne savaşlara meskendir
Kalp ki bir an gelir duracak gibi olur da
Dayanamaz ya hani yaşadıklarına, dar gelir kafesi ona.
İşte öyle bir anda karşıma çıktı alimin sözleri
Der ki zat, ilham kalbe gelir bu yüzdendir insanla hayvan bambaşkadır.
Hayvana ilham mı gelir ki aynı ola!
Kalbe ilham gelir ki şeytan uğramaya.
Alim dediyse vardır bildiği,
E kalbime gecenin köründe neyin ilhamı indi?
Neyin savaşı var?
İnsan sanır ki bir tek kendinde can var,  oysa karşısında ki de can.
Bir haber varlığından.

29 Haziran 2016 Çarşamba

İSTANBUL

Şehirler alev alev şimdi, ocaklar yanıyor,feryatlar yükseliyor ülkemin dört bir yanından.
Habersiz kendi haline bir aile yok oldu belki bugün,  tarafı görüşü ırkı önemli değil.
Belki.
Bİr baba öldü bugün, bütün yıl çalışıp biriktirdiği parayla çocuklarını tatile götürmek için havaalanında bekleyen.
 Belki.
Bir çocuk öldü bugün karne hediyesi için anne babasının söz verdiği tatile gitmek için yerinde bile duramadan ordan oraya koşturan bir çocuk öldü bugün.
Belki.
Bir anne öldü bugün anlatılması tarifi mümkün olmayan.
Belki.
Askerim polisim şehit oldu bügün herşeyden habersiz ailesi yolunu gözler hala.
Başımız sağolsun.
İSTANBUL şehitlerine ağlıyor
TÜRKİYE şehitlerine ağlıyor.

24 Haziran 2016 Cuma

Bir Nefes

Faili meçhul firarları var yüreğimin,
Kimden, neyden olduğu belli olmayan kaçışlarım var benim,
Öyle bağlanamama gibi de bir huyum var.
Hani belki gelsen geçecek ama hiç gelmedin ki!
Hep ıskaladım bizi,
Ben vardım sen yoktun.
Sen vardın ben yoktum!
BİZ olamadık hiç aynı cümlede barınamadık,
İki ayrı özne olduk hayat cümlesinde,
Ortak bir yükleme sığınamadık.
Başlayamadan biten film gibiydi, fragmandan ileriye gitmedi.

Bir nefestik işte bir solukta bitti.
Bitti...

18 Haziran 2016 Cumartesi

Bir Umut...

An gelir sitemlerin dizilir boğazına,
Yutkunmak ne mümkün kırgınlıkları, kızgınlıkları
Düğüm düğüm …
Bir nefes ararsın ya hani, bir umutla çıkarsın dışarı
Eline geçen ilk dayanağa tutunursun sımsıkı, sanki seni ayakta tutmaya yetecek gibi.
Bazen balkona atarsın kendini, korkuluklara tutunursun,
Soğuk birkaç damla ter boşalır teninden,
Rüzgar vurur sinene de etki etmez içinde ki yangına..
Bazen sokaklara atarsın kendini, yıldızlara tutunursun.
Aynı yıldızın altında olduğun aklına gelir bir an, hafif bir tebessüm yayılır yüzüne,
Bazen de boşluğa düşersin ya işte en kötüsü!
Tarifi yok, emsali yok…
Öyle bir an işte şimdi,
Tutunacak dallarım kalmadı,
Bir umut…
Hepsi bir umut şimdi!